FİZİK DÜNYASINDA YENİ GELİŞMELER

PLASTİK PARÇACIKLARLA KİRLENMİŞ DÜNYACA ÜNLÜ ŞİŞELENMİŞ SU MARKALARI

Plastik parçacıklarla kirlenmiş dünyaca ünlü şişelenmiş su markaları

     Dünyanın önde gelen şişelenmiş su markaları, Çarşamba günü yayınlanan dokuz ülkedeki büyük bir araştırmaya göre, büyük olasılıkla ambalajlama sürecinde sızan küçük plastik parçacıklar ile kirlenmiş durumda.

     ABD merkezli kar amacı gütmeyen bir medya kolektifi olan Orb Media tarafından yayınlanan bir özete göre, Fredonia'daki New York Eyalet Üniversitesi'nden mikroplastik araştırmacı Sherri Mason tarafından yürütülen çalışmada, “yaygın kirlenme” nin plastik olduğu görülmüştür...

15.03.2018

Devamını Okumak için Tıklayınız.

GEÇMİŞTEN GELEN HAYAT KABARCIKLA

Geçmişten gelen hayat kabarcıkları

     Bu resimlere bir göz atın gördüğünüz baloncuklar dünyanın henüz genç olduğu bir dönemde sığ bir denizde minik mikroplar tarafında oluşturulan 1.6 milyar yaşındaki fosilleşmiş oksijen baloncuklarıdır.

     Baloncuklar fotoğraflandı ve dünyanın erken dönemi üzerinde çalışma yapan araştırmacılar tarafından incelendi.

     Bu canlılar çok özel ve önemli; ilk canlılar olmalarının dışında bu canlılar yaşamın var oluşunda çok önemli rol oynadılar ve bu gün bildiğimiz yaşamın var olmasını onlara borçluyuz, çünkü onlar dünyanın yaşanılabilir ve tolere edilebilir hale gelmesini sağladılar bu sayede bildiğimiz yaşamın yolunu açmış oldular...

04.03.2018

Devamını Okumak için Tıklayınız.

3,5 MİLYAR YILLIK DÜNYANIN EN ESKİ FOSİLİ

dünyanın en eski 3,5 milyar yıllık mikro fosili

     UCLA ve Wisconsin-Madison Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, Batı Avustralya'daki yaklaşık 3.5 milyar yıllık bir kaya parçasında keşfedilen mikroskobik fosillerin, şimdiye kadar bulunan en eski fosili ve Dünya üzerindeki en eski canlılık kanıtı olduğunu doğruladılar.

     Ulusal Bilimler Akademisi Bildiriler Kitabı'nda 18 aralık 2017 tarihinde yayınlanan çalışma, UCLA'daki paleobiyoloji profesörü J. William Schopf ve Wisconsin Madison Üniversitesi'nde jeosistem profesörü John W. Valley tarafından yönetildi...

26.12.2017

Devamını Okumak için Tıklayınız.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE AŞIRI ISINMA SONUCU ÖLÜMLERİN ARTMASI BEKLENİYOR

iklim değişikliği ve aşırı ısınma sonucu ölümlerin artması bekleniyor

     Yeni bir çalışma raporuna göre, çoğu ülkenin küresel ısınma değerinin kararlaştırdığı seviyede dahi olsa bile, Aşırı sıcağa bağlı ölümlerin artmaya devam etmesi bekleniyor.

     2015 Paris Anlaşmasını destekleyen ülkeler, küresel ısınmayı endüstri öncesi seviyelerin 2 derecenin altına sınırlamaya söz verdi.

     Ancak araştırmacılar, aşırı sıcak olaylarının 2 derece santigrat limitine yaklaştıkça daha sık meydana gelmesi bekleniyor.

     Araştırmacılar, nüfusun beklendiği gibi büyümeye devam etmesi halinde, bu eğilim potansiyel olarak 2050 yılına kadar 350 milyondan fazla kişinin ısıl strese maruz bırakabileceğini ortaya koyuyor.

Devamını Okumak için Tıklayınız.

ARABALARIN FRENLERİNDEN ÇIKAN AĞIR METALLER İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR.

ARABALARIN FRENLERİNDEN ÇIKAN AĞIR METALLER İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR

     Frenlerden ve diğer otomotiv sistemlerinden gelen ağır metaller, yollarda yoğun ince parçacıklar halinde havaya yayılır. Şimdi, Georgia Institute of Technology araştırmacıları, bu küçük metal parçacıkları bulutunun solunum sağlığı üzerinde nasıl tahribat yapabileceğini yaptıkları araştırmalarla ortaya koydu.

     Araştırmacılar, bakır, demir ve manganez gibi araçtan çıkan metallerin zehirli aerosol üreterek hâlihazırda havadaki asidik sülfat zengini parçacıklarla nasıl etkileşimde bulunduklarını açıkladı.

     31 Ocak'da Environmental Science & Technology dergisinde yayınlanan bu araştırmada araştırmacılar, bakır, demir ve manganez gibi araçtan çıkan metallerin zehirli aerosol üretmek için halihazırda havadaki asidik sülfattan zengin partiküllerle nasıl etkileşimde bulunduklarını anlattı.

Devamını Okumak için Tıklayınız.

AEROSOLLER GEZEGENİ OZON HASARI OLMADAN SOĞUTABİLİR

aerosollerle dünyayı soğutmak

     Gezegenimiz Dünya benzeri görülmemiş bir oranda ısınmakta ve yalnızca sera gazlarının emisyonlarının azaltılması riski ortadan kaldırmak için yeterli olmayacağı biliniyor.

     Geçen yıl (2015) Paris'in iklim anlaşması, küresel sıcaklıkların 1,5 dereceden daha yüksek olmaması hedefini belirledi. Emisyon azaltmaları bu hedefe ulaşmada merkezi olacaktır, ancak ek çabalar riskleri daha da azaltabilir.

     En etkili düşüncelerden biri, gezegenimizi soğutmak için güneş jeomühendisliği yaparak, ışık yayan sülfat aerosollerini stratosfer içine enjekte etmektir. Araştırmacılar, büyük miktarlarda aerosollerin gezegeni önemli ölçüde soğuttuğunu biliyor; Bu etki büyük volkanik patlamalardan sonra gözlemlenmiştir.

Devamını Okumak için Tıklayınız.

.
.