FİZİK KURAMLARI

EİNSTEİN İN ÖZEL VE GENEL GÖRELİLİK TEORİSİ

rolativite

     ”Görelilik teorisi” genellikle Albert Einstein'ın iki teorisini, 1905'in Özel Görelilik Teorisini ve 1916'daki Görelilik Genel Görelilik Teorisini ifade eder. Kuantum teorisi ile birlikte, görelilik, hemen hemen bütün modern fiziğin inşa edildiği iki ana parçasından biridir.

     Görelilik fikri neredeyse üç yüzyıl önce Galileo tarafından 1632'de görelilik ilkesini (fizik temel yasalarının üniform harekette tüm bedenler için aynı olduğu) belirttiği zaman inceledi. Daha sonra 17. yüzyılda Sir Isaac Newton da, göreceli olarak görelilik ilkesini benimsedi. Ünlü hareket yasalarının bir atalet çerçevesinde tutulması durumunda, ilk çerçeveye göre sabit bir hızda hareket eden bir referans çerçevesinde tutulduğunu iddia etti.

Devamına ulaşmak İçin Tıklayınız...

SİCİM TEORİSİ

sicim kuramı

     Sicim teorisine göre; evrendeki her madde tek bir yapıdan meydana gelir, belirli frekanslarda titreşen sicimlerden. Sicim kuramı maddeyi oluşturan en temel bölünemez parçacığın nokta gibi parçacık yerine belirli frekanslarda titreşen çok küçük kapalı döngülerden meydana geldiğini söyler. Sicim kuramı maddeyi oluşturan temel parçacıkların “standart modeldeki” boyutsuz noktalar yerine tek boyutlu uzanıma sahip sicimler kullanır. Bu teorinin yaklaşımı, parçacıkları boyutsuz noktalar olarak açıklamaya çalışan modelde karşılaşılan hesaplamalarda ortaya çıkan hataları, matematiksel olarak çözer.

Devamına ulaşmak İçin Tıklayınız...

KUANTUM TEORİSİ

kuantum teorisi (kuramı)

     Kuantum teorisi, atom ve atom altı seviyedeki maddenin ve enerjinin doğasını ve davranışını açıklayan modern fizik teorik temelidir. Maddenin ve enerjinin bu seviyedeki doğası ve davranışı bazen kuantum fiziği ve kuantum mekaniği olarak adlandırılır.

     1900'de fizikçi Max Planck kuantum teorisini Alman Fizik Topluluğuna sundu. Planck, parlayan bir cisimden gelen radyasyonun, sıcaklığı arttıkça, kırmızıdan turuncuya ve nihayetinde maviye dönüştüğü nedenini keşfetmeye çalıştı. O'nun, enerjinin bireysel birimler içerisinde, maddenin yaptığı gibi, aynı elektromanyetik dalga olarak değil, önceden varsaydığı gibi var olduğunu ve dolayısıyla nicelleştirilebileceğini varsayarak, sorusunun cevabını bulabileceğini varsayar. Bu birimlerin varlığı, kuantum teorisinin ilk varsayımı haline geldi.

Devamına ulaşmak İçin Tıklayınız...

IŞIKTAN DAHA HIZLI YOLCULUK ETMEK MÜMKÜN MÜ?

      İnsanoğlu binlerce yıldır Yıldızların Güneş ve Ay kadar yakında olduklarını düşünmüştür, hatta neredeyse dokunacak kadar yakın. Oysa şimdi evrenin inanılmaz derecede büyük olduğunu biliyoruz. En yakın yıldızın bize yaklaşık 40.2 trilyon Km uzakta olduğunu biliyoruz. Bugün en hızlı araçla bile oraya 10.000 yıldan daha fazla sürede ulaşabilir. Bu bir insanın ömrünün yetmeyeceği bir proje olurdu, hatta en iyi ihtimalle yaklaşık 20 nesli kapsayacak bir proje. Yıldızlara yapılacak bir proje için ışık hızında veya ışıktan hızlı gidecek bir aracımızın olması gerekir.
     Işık hızı saniyede yaklaşık 297.000 km’dir. Bu şu ana kadar kabul edilen en büyük hızdır. Işık o kadar hızlıdır ki dünyanın etrafını (ekvator kısmında) bir saniyede yaklaşık yedi defa turlar. Fakat ışığın gizemi nefes kesen hızından daha derindir. Hareket etme yolu evrendeki her şeyden daha farklıdır. Örneğin saate 100 km/h süratle giden bir araçta olduğumuzu ve elimizde bulunan bir nesneyi arabanın hareket yönünde 50 km/h hızla (sürtünmesiz bir ortam da olduğumuzu varsayalım) attığımızı varsayalım. Bana göre attığım nesnenin benden 50 km/h uzaklaştığını görürken, arabanın dışından bakan bir gözlemci için nesne arabayla aynı yönde 150 km/h hızla gidiyor görür. Nesneyi aynı hızla geriye attığımızda ise arabanın dışından bakan gözlemci bu sefer nesnenin hızını arabayla aynı yönde 50 km/h hızla hareket ettiğini görür. Yani arabanın dışındaki gözlemci için nesnenin hızına aracın hızı eklenip çıkarılarak, nesnenin hızı bulunmuş olur.

Devamına ulaşmak İçin Tıklayınız...

ÜÇÜNCÜ BOYUTTAN DAHA FAZLASI

     Yukarı-aşağı, ileri-geri, yana dünya üzerinde bir yere gidecekseniz sadece bu üç boyutu kullanabilirsiniz. Gerçekliğimizdeki her yeri tanımlıyorlar, yoksa tanımlamıyorlar mı? Günümüzde birçok bilim adamı dünyamızın üç boyutlu olmadığını ve bir şekilde hareket edecek başka yönler olduğuna inanıyorlar. Bu gizli boyutları keşfetmek fizik dünyasındaki en büyük ödül niteliğinde. Ayrıca evrene bakışımızı sonsuza dek değiştirecek bir şey.
     Su üstünde yürüyen böcekleri hepimiz biliriz. Bir anda suyun içinden fırlayan balıklar tarafından yutulan suda yürüyen böcekler, bu durumu acaba neden fark edememişlerdir. Yoksa onlara göre havuzun derinliğinin olmaması üçüncü bir boyut olmaması anlamına geliyordu? Bizde su böcekleri gibi gerçekliğin tamamını göremiyor olabilir miyiz?

Devamına ulaşmak İçin Tıklayınız...

KARADELİK

          Eğer dünyayı alıp bir misket büyüklüğüne kadar sıkıştırırsanız, inanılmaz yoğun bir cisim elde edersiniz. Elde ettiğiniz cismin çekim kuvveti o kadar büyük olur ki yanından saniyede yaklaşık 300 000 km hızla geçen ışık fotonları bile onun çekim kuvvetinden kurtulamaz. İşte bütün ışığı yuttuğu için bu cisme karadelik denir. Birçok astrofizikçi karadeliklerin, yakıtı tükenen dev yıldızların kendi ağırlıkları altında çökmeleri sonucu oluşabileceklerini düşünüyorlar. Ancak bu kurama emin olamamalarının sebebi ise, karadeliklerin şu an ki fizik yasaları ile açıklanmasında zorlanıldığı bir durum. Karadelik kavramı, yerçekimi (kütle Çekimi) yasalarının doğal bir uzantısıdır. Daha yoğun bir kütleye yakın olmanız demek, onun kütle çekiminin daha fazla olması, ondan kaçmaya çalışan her şeyi yavaşlatması demektir.

Devamına ulaşmak İçin Tıklayınız...

ZAMANDA YOLCULUK MÜMKÜN MÜ?

     Bir şekilde dünya üzerinde yaşayan her insan bir zaman yolcusudur. İstesek de istemesek de doğumdan ölüme doğru her canlı zamandan ileriye doğru yol alır. Doğumdan ölüme doğru bir yolculuk yaparız ve geriye dönüş yoktur. İleriye doğru bakmamızın bir yolu da yoktur. Yoksa var mı? Geçmişteki olaylara tanık olabilmek için zamanda geriye gidebilseydik ne olurdu? Ya da kaderimizi görebilmek için ileriye gidebilseydik acaba ne olurdu? Bilim geçmiş ile şimdi arasındaki duvarları yıkmanın bir yolunu bulabilir mi? Zamanda yolculuk mümkün mü? Cevabı bulmak için, ilk olarak zamanın doğasını anlamamız gerekiyor.

Devamına ulaşmak İçin Tıklayınız...

KARANLIK MADDE & KARANLIK ENERJİ

karanlık madde

     Siz, ben, güneş, yıldızlar kısacası gördüğümüz her şeyin ortak bir noktası var. Bilinen evrendeki neredeyse her şey atomlardan oluşmuştur, ancak evrenin bilmediğimiz, yeni yeni keşfettiğimiz bir yönü daha bulunmakta. Bedenlerimiz, evlerimiz, dünyamız hatta uçsuz bucaksız uzay bile gizemli bir maddeyle iç içedir. Birçok bilimcinin ilk başta varlığına dair şüphelerinin olduğu maddenin tuhaf bir şekli, 2009'da inanılmaz duyarlı parçacık detektörü onun ilk belirtilerini yakaladı. Bir şeyi görememeniz orada hiçbir şeyin olmadığı anlamına gelmez.

Devamına ulaşmak İçin Tıklayınız...

.
.